8 Aralık 2007 Cumartesi
Cunda: Rakı Bılık
Olay şöyle oldu. İzmir'de otel odamda gecenin bir körü raporlarımı yetiştirmeye çalışırken Şeniz mesaj attı "aaa sen izmir'de misin" şeklinde. neyse konuşmaya başladık konu konuyu açtı ve ben "hadi haftasonu Cunda'ya gidelim" diyiverdim :) Konu üzerinde konuştukça (özellikle şu rakı balık bölümünde) heyecanlandık ve kesin gitmeye karar verdik. Aşağıdaki otogar resmine kadar Şeniz hala benim son anda vazgeçeceğimi düşünerek bana inanmıyordu :)))
Ben: Yaa mola yok mu ne zaman mola vereceğiz. Hoppp uyumasana kızımmm!Şeniz: Benim uykum var ya yatıcam biraz...Ben: Ya şu mola gelse de ayran içsem ben de uyusam ehehehehehhee koptuk :)))
Burası sevgili otel odamızın manzarası. Deniz o kadar durgun ki göl gibi görünüyor.
Özellikle de tembihledim yandan çekme burnum kötü çıkar diye :)))
2 gün boyunca sürekli yaptığımız aktiviteye bir örnek!
Şeniz balkona çıkmış bass basss bağırıyo "çabuk gel koşşşşşşşşşşş koşşşşşşşşşşşşş" şeklinde; meğer dolunay manzarasını gösterecekmiş...
Süslendik püslendik Cunda'ya doğru yola çıktık. Yola çıktık diyorum çünkü biz Şeytan Sofrası tarafında kalıyor, Cunda teeeeeeeee öbür uçta (Derya bu teeeeeee olayı sana bir şey hatırlattı mı cicimmmmm? :))
Gittiğimiz restaurant'ın ad "Bay Nihat". Sıcak ve soğuk mezeler nefis... Soslu midyeler, taze ahtapotlar, kalamar dolmaları, inanılmaz taze yeşil salata, acılı ezme.... Hepsinin tadı damağımızda kaldı...
Sanırım yukarıda belirttiğim menüye rakıyı dahil etmeyi unuttum :) Garson!a rakı sipariş ettiğimizde "17'lik mi?" diye sordu. Biz de kasılarak "yok canım sen bi küçük yaş üzüm getir bakalım" şeklinde siparişimizi verdik. :)
Sadece yemekler değil, mekan da çok güzel, çooook keyifli..
Tahmin edin bu 1 kadeh mi 2 kadeh mi 3 kadeh mi 4 kadeh mi içmiş halim??? Ercantoo ve Ezgii kuzu eğer bilemezseniz ikinizi de boşarım ona göre :)))) Yorumlarınızı buraya yazın lütfen ki elimde kanıtlarım olsun!
Bunu oylamaya gerek yok herhalde değil mi? Gayet bir küçük şeklinde duruyor :))))))))
etiketler
cunda. cunda raki balik
21 Kasım 2007 Çarşamba
İzmir Geceleri
Efemmm İzmir'de balık yiyeceğiz.. Biraz piyasa araştırması yaptıktan sonra karşımıza 3 alternatif çıktı. Deniz, Gümüş ve Balık Pişiricisi. O ne demeyin. Biz dedik ve yanıldık :)
Doğan karne bekleyen ilk okul çocuğu gibi durmuş :))))
Balık olarak Laos şiş seçtik ama açık söyleyeyim köz domatesler balıktan daha lezzetliydi :)
İki fotoğraf manyağı bir araya gelince ortaya bir sürü resim çıkıyor :)
Ohhhhhh misssssssssssss
Efemm burası da Siena. Yol üzerinde tesadüfen girdiğimiz neon tabelasından ismini o gün bir türlü çıkaramadığımız (Sigara?, Sinema?, Sardunya?... şeklinde) bar mekan.
Bira dişlerimi donduracak kadar soğuktu
Farklı enstanteneler yakalayacağız inşallah sonunda :)
Burası da canlı müzik dulduk diye sevinerek girdiğimiz ama yanıldığımız hatta ve hatta o gece Salsa gecesi olmasından dolayı bir ton salsa müziği dileyip danslarını izlediğimiz mekan. Gecenin ilerleyen saatlerinde Deniz salsa yapmadan durur mu, hmmmm bir düşüneyim, bence durmaz :)) Ama malesef fotoları yok. (İyi ki yok mu deseydim? :p)
etiketler
Arkadaşlarlayız,
balik pisiricisi,
izmir balik restaurant
12 Kasım 2007 Pazartesi
Ev Hayırlamaları - 2
Söylemesi ayıp inanılmaz lezzetli yemeklerle inanılmaz keyifli bir rakı balık akşamı yaptık. Önden karides bohçalarından tutun midye dolmalara, zeytinyağlı sarmalardan soslu patlıcanlara kadar masamızda yok yoktu :)
Arkasından gelen olan Lüfer'in pek yenme şansı kalmadı desem bile onu da silip süpürdük. Kişi başı bir küçük Tekirdağ rakı diye hesaplasak yaklaşık 5 saat masa başında geçen bu keyifli akşam için resimleri aşağıya ekliyorum :)

Arkasından gelen olan Lüfer'in pek yenme şansı kalmadı desem bile onu da silip süpürdük. Kişi başı bir küçük Tekirdağ rakı diye hesaplasak yaklaşık 5 saat masa başında geçen bu keyifli akşam için resimleri aşağıya ekliyorum :)
etiketler
Arkadaşlarlayız
How To Make Sushi
Efendiimm.. Bu sushi olayı da nerden çıktı demiyecekseniz anlatacağım :)
Ankara'da kaldığım 2 hafta boyunca otel odası sıkıntısını üzerimden atmak için kendime farklı uğraşlar aradım. Gün içerisinde uğradığım bir gourmet mağzasından (Gift & Gourmet Shop) malzemeleri tedarik ederek İstanbul'a döndüğümde en kısa sürede sushi yapmak için gerekli eğitimleri youtube kanalıyla farklı Japon ustalarından aldım. Malzemeler konusunda, pirincin kıvamı konusunda, sarma ve kesme konusunda çok ayrıntılı videolar izleyerek ve bir kaç farklı siteden tarifler alarak kendimi yetiştirdim.
İşte bakın ortaya çıkan manzara..
HOW TO MAKE SUSHI / STEP BY STEP
1) Gerekli malzemeler: Ben! ;)
Füme Somon balığı ve yengeç eti (crab stick)
İnce şeritler halinde kesilmiş salatalık, avakado, havuç
Ankara'da kaldığım 2 hafta boyunca otel odası sıkıntısını üzerimden atmak için kendime farklı uğraşlar aradım. Gün içerisinde uğradığım bir gourmet mağzasından (Gift & Gourmet Shop) malzemeleri tedarik ederek İstanbul'a döndüğümde en kısa sürede sushi yapmak için gerekli eğitimleri youtube kanalıyla farklı Japon ustalarından aldım. Malzemeler konusunda, pirincin kıvamı konusunda, sarma ve kesme konusunda çok ayrıntılı videolar izleyerek ve bir kaç farklı siteden tarifler alarak kendimi yetiştirdim.
İşte bakın ortaya çıkan manzara..
HOW TO MAKE SUSHI / STEP BY STEP
1) Gerekli malzemeler: Ben! ;)
Önce toplu olarak malzeme listemizi ve kısaca tarifi görelim:
300 gr. somon, haşlanmış karides, crab stick
2 su bardağı yuvarlak pirinç
4 su bardağı su
2 yemek kaşığı pirinç sirkesi veya elma sirkesi
1 yemek kaşığı toz şeker
1 tatlı kaşığı tuz
Japon soya sosu veya soya sosu Wasabi
Şeritler halinde kesilmiş salatalık, avakado, havuç
Soya filizi, susam ve tabi nori (yosun tabakası)
Pirinci bol su ile yıkayın ve süzün. İyice nişastasını yıkayarak çıkardığınıza emin olun.
Pirinci süzdükten sonra verilen ölçüde suyla kaynamaya bırakın. Kaynamaya başlayınca ateşi kısıp, 4-5 dakika daha pişirin. Daha sonra ateşten çekip, yine kapağı kapalı olarak 10 dakika dinlenmeye bırakın. Suyunu süzün. Daha sonra şekeri, sirkeyi ve tuzu, dinlenen ve suyu süzülen pirincin üzerine dökün ve tahta bir kaşıkla pirinç soğuyuncaya kadar karıştırın.
Şimdiiiiii pilavımızı ateşten aldıktan sonra sushi yapımı için kullanılan yassı kaşık ve bir yelpaze yardımıyla ezmemeye dikkat ederek karıştırıp soğutuyoruz.
Bambu ağacından ince şeritler halinde birleşerek yapılmış olan malzeme bizim sushilerimizi sarmamıza yardımcı olacak. Temizlenmesi zor diye üzerine jelatin sarmakta fayda var.
Pirinç çok yapışkan bir hale geldiği için mutlaka eldiven kullanmak gerek yoksa aynı bunun gibi olursunuz :) Bu da benim için önemli bir tecrübeydi :)
Nori, üzerine pirinç ve malzemelerimizi yaydık.. Sıra geldi sarmaya..
10 Kasım 2007 Cumartesi
Yaşamın Kıyısında - The Edge Of Heaven (Auf Der Anderen Seite)

Ne Oscar'a aday olması ne 2007 Altın Palmiye için yarışması ne de aldığı diğer ödüllerdi beni bu filme yaklaştıran! Siyasi ve kültürel farklılıklar, bir tarafta Türkler diğer tarafta Almanlar, aile ilişkileri, aşk hikayeleri, farklı cinsel tercihler ve düşündüren tercih sebepleri, Karadeniz Kıyıları, fahişelik, harika bir görsel düzenleme, dramatik bir kurgu ve konunun yoğun bir duygu ile bana ulaşmış olması filmi çok beğenmemi ve sonrasında bile üzerinde düşünmemi sağlayan sebeplerdir..
Sanki bu sefer Fatih Akın'ı biraz Ferzan Özpetek'e benzettim. İstanbul'u tüm dünyaya sunuşu, oyuncu seçimi ve cinsel&siyasal tutumları ona çok yaklaşmış gibi.
Fatih Akın demişken kendisinin film hakkındaki güzel bir yorumunu da eklemek istiyorum hemencik:
Filmin şiirselliği benim kişisel gelişimimle ilgilidir. Bununla birlikte yeni keşfettiğim Latin Amerika sinemasının ve yapımcılarının bugünkü düşüncelerime etkide büyük bir rolü olmuştur. “Amores Perros” ve “21 Gram” gibi muhteşem filmlerin yazarı Guillermo Arriga, bana ilham verdi. Sinematografik bakış açımı değiştirdi. “Hem Y Tu Mama Tambien” hem de “Motorcycle Diaries” bana politik, gelenekçi olmayan sinemanın tüm dünyada değerlendirilebilir olduğunu gösterdi.
Oğlumun doğumu ve hamilelik bana hayat ve ölüm hakkında düşünme imkanı verdi. Şuna kuvvetle inanıyorum ki, bebeklerin geldiği yer, öldükten sonra gideceğimiz yerdir.Ölüm hakkında pozitif bir film çekme fikri çok hoşuma gidiyor. Rüyada ölüm değişikliğe delalettir. Yeni bir hayata geçiş, bir metamorfozdur. Birçok kültürde ölüm kötü ve negatif bir şey olarak görülmenin tersine, umudu temsil etmektedir.
Benim hikayem ölümün nasıl karmaşık dramlar ve aslında çözülemeyen çatışmalar yarattığının göstergesidir.Tüm bu felsefi ve politik fikirlerden gerilimli, keyifli ve değerlendirilebilir bir sinema filmi yapmak istedim.
Sanırım bu mümkün.
Fatih Akın, Sonbahar 2005
Sanki bu sefer Fatih Akın'ı biraz Ferzan Özpetek'e benzettim. İstanbul'u tüm dünyaya sunuşu, oyuncu seçimi ve cinsel&siyasal tutumları ona çok yaklaşmış gibi.
Fatih Akın demişken kendisinin film hakkındaki güzel bir yorumunu da eklemek istiyorum hemencik:
Filmin şiirselliği benim kişisel gelişimimle ilgilidir. Bununla birlikte yeni keşfettiğim Latin Amerika sinemasının ve yapımcılarının bugünkü düşüncelerime etkide büyük bir rolü olmuştur. “Amores Perros” ve “21 Gram” gibi muhteşem filmlerin yazarı Guillermo Arriga, bana ilham verdi. Sinematografik bakış açımı değiştirdi. “Hem Y Tu Mama Tambien” hem de “Motorcycle Diaries” bana politik, gelenekçi olmayan sinemanın tüm dünyada değerlendirilebilir olduğunu gösterdi.
Oğlumun doğumu ve hamilelik bana hayat ve ölüm hakkında düşünme imkanı verdi. Şuna kuvvetle inanıyorum ki, bebeklerin geldiği yer, öldükten sonra gideceğimiz yerdir.Ölüm hakkında pozitif bir film çekme fikri çok hoşuma gidiyor. Rüyada ölüm değişikliğe delalettir. Yeni bir hayata geçiş, bir metamorfozdur. Birçok kültürde ölüm kötü ve negatif bir şey olarak görülmenin tersine, umudu temsil etmektedir.
Benim hikayem ölümün nasıl karmaşık dramlar ve aslında çözülemeyen çatışmalar yarattığının göstergesidir.Tüm bu felsefi ve politik fikirlerden gerilimli, keyifli ve değerlendirilebilir bir sinema filmi yapmak istedim.
Sanırım bu mümkün.
Fatih Akın, Sonbahar 2005
8 Kasım 2007 Perşembe
Ev Hayırlamaları - 1
Arzum, Ülkü, Filiz, Deniz evi hayırlamaya geldiler.
Börekler, çörekler, mercimek köfteleri, Arzum'un oturup simetrik bir şekilde sardığı zeytinyağlı dolmaları ve Makbuş'un süper ıslak kek tarifiyle yaptığım ıslak kek bol dedikodu ile acayip uyumlu oluyormuş! :)

Börekler, çörekler, mercimek köfteleri, Arzum'un oturup simetrik bir şekilde sardığı zeytinyağlı dolmaları ve Makbuş'un süper ıslak kek tarifiyle yaptığım ıslak kek bol dedikodu ile acayip uyumlu oluyormuş! :)


