Hi, Welcome to my blog, enjoy reading.
RSS
yazmadan duramıyorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yazmadan duramıyorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mayıs 2010 Cuma

Bir Cuma Sabahı Uyandım

test

12 Aralık 2009 Cumartesi

Denize Dönmek Istiyorum



Cok fazla siir sever biri degilimdir. O cok mutlu okul yillarim Ingiliz Dili ve Edebiyati okurken bir cok siirle hasir nesir olmustum ama hep duzyazilardan hoslanmistim. Shakespeare sonelerini siirden saymazsak siir okumak ve yazmak cok tercihim degildir acikcasi. Belki yeteri kadar anlayamadigimdan belki kisa cumlelerden cok fazla hoslanmayisimdan ya da okurken yazarin hakkini veremedigimi dusunmemden.. Ama bugun okudugum Nazim Hikmet siirini paylasmak istiyorum. Karadeniz'i mi ozledim nedir? :)


Denize dönmek istiyorum!
Mavi aynasında suların:
boy verip görünmek istiyorum!
Denize dönmek istiyorum!


Gemiler gider aydın ufuklara gemiler gider!
Gergin beyaz yelkenleri doldurmaz keder.
Elbet ömrüm gemilerde bir gün olsun nöbete yeter.
Ve madem ki bir gün ölüm mukadder;
Ben sularda batan bir ışık gibi
sularda sönmek istiyorum!
Denize dönmek istiyorum!
Denize dönmek istiyorum!

NAZIM HİKMET

Ferikoy'de Bir Pazar


Farkli satis tecrubeleri edinmek icin Pazar Gunleri Ferikoy'de kurulmaya baslamis, yiyecek icecek disinda herseyin alindigi ve satildigi, daha cok vintage yani bit pazari diye adlandirdigimizda pazarda annemle birlikte gunluk 30 TL odeyerek 1 m'lik stand aldik. Orada satacak cok fazla bir seyimiz aslinda yok ama onemli olan farkli bir satis pazarlama ortami gormek, yeni insanlar tanismak, yeni sohbetler etmek.. Acikcasi beni bu fikir herseyden daha cok heyecanlandirdi. Bere, eldiven, termosumuz, dergi ve kitaplarimizla yarin sabah 10'da ordayiz :)

Ferikoy pazardaki satis tecrubelerimizi - cekebilirsem resimlerle - yarin sizlerle aksam paylasacagim. Ferikoy'de Bir Pazari'i heyecanla bekliyoruz..

Ferikoyde Bir Pazar Facebook Grubu icin tiklayin.

Tarih:
12 Aralık 2009 Pazar
Zaman:
10:00 - 18:00
Yer:
Feriköy-Şişli (Feriköy Semt Pazarı Alanı)
Cadde/Sokak:
Lala Şahin Sk
Şehir/Kasaba:
Sisli, Turkey








3 Aralık 2009 Perşembe

Geride Biraktiklarimiz

Calistigimiz yerler bir sure sonra evimiz gibi geliyor. Hele benim gibi aliskanliklariyla yasayan insanlar icin hayat bagliliklarla dolup tasiyor. Masanin her zaman oturdugum sandalyesinde oturmak istiyorum, yazarini begendigim bir kitabi okuduktan sonra ayni yazarin diger kitaplarini da okumak istiyorum, sevdigim insanlari her gun yanimda gormek istiyorum olmadi telefonla konusmak istiyorum, bir diziye basladiysam ve alistiysam dizi istedigim gibi gitmese bile izlemeye devam ediyorum, her gun kumbarama bozuk para atiyorum, yazmaya basladim mi duramiyorum her gun yazmak istiyorum... bu liste boyle uzar gider..

Buradan nereye gelecegim?

Is degisikligi yapali 5-6 ay gibi bir zaman oldu. Ilk baslarda cok zorlaniyordum, sanki yillardir birlikte oldugum sevgilimden ayrilmisim gibi bosluga dustum, garipsedim, hatta ruyalarimda gormeye basladim :) Zaman herseye caredir derler; zamanla orayi daha az ozler, daha az dusunur oldum. Bu duruma alismaya basladim. Eski sevgilinin artik hayatimizda olmadigini surekli telefona bakmayi birakip artik ondan telefon gelmesini beklemekten vazgectigimiz zaman anlariz. Ben de bugun gibi uzun zamandir web sitesine bakmadigimi fark ettim. Belki de bakmayali haftalar gecti, bilemiyorum. Ama bakmaktan vazgectigime gore hayatimin kilometre taslarindan birini diktigim "eski sirketimin" artik geride kalmis oldugunu fark ediyorum.

Bir cok seyin geride kaldigini kabul ederek yoluma devam ediyorum.



30 Kasım 2009 Pazartesi

Gunun Motto'su



21 Kasım 2009 Cumartesi

Kis Geldi




Gunes enerjisiyle mi calisiyorum ne?

Kis gelince ustume bir rehavet cokuyor, hareket alanim daraliyor, kedilik icgudulerim fizyolojik ihtiyaclarimi bile degistirmeye basliyor. Hatta giyecek kiyafet cesitlerim azaliyor :) Yazin her gun farkli farkli giydigim ayakkabilarimi bile ozluyorum :)

Kis geldigine gore battaniye alti gecen aksamlar basliyor demek.

Izlenmek icin bekleyen filmler, okunmayi bekleyen kitaplar, bol kahve tuketimi.

Babam ve Oglum'u izlemek istiyorum cok zamandir. Ondan mi baslasam? :)

26 Ekim 2009 Pazartesi

Much

11 Aralık 2008 Perşembe

Londra'da Alışveriş: Camden Town

Londra ister iş ister turistik amaçlı milyonlarca gezginin en çok tercih ettiği şehirlerin başında gelir. Mimarisi, müzeleri, kendine has pubları ve gece klupleri ile 7/24 yaşayan dünyanın en renkli şehirlerindendir. Hyde Park’da yürüş yaptıktan sonra bir banka dinlenerek etraı izlemek, Notthing Hill’de Porto Bello pazarını gezmek, South Bank’da nehir kenarındaki kitapçıları dolaşmak, Coven Garden’da güzel bir akşam yemeği yemek, British Museum ve Tate Gallery’deki eserleri görmek, Picadilly ve Trafalgar meydanında belki saatlerce oturup şehiri izlemek, Madam Tusseaud’daki balmumu keykelleri keşfe çıkmak şehrin vazgeçilmezlerindendir. Ve alışveriş... Bir çok markayı bir arada bulabileceğiniz Oxford Street ile birlikte kentin “alışveriş semti” olarak adlandırılan Camden Town’u, diğer bir deyişle Camden Market mutlaka görmeye değer.

Londra’nın kuzeyinde bulunan Camden Town’da yok yoktur. Bu semt design kıyafetler, hiç bir yerde göremeyeceğiniz kadar çok çeşitte aksesuvarlar, çantalar, müzikle ilgilenenler için eski plaklar, antika mobilyacılardan oluşur. Özellikle vintage shopları (ikinci el dükkanlar) semtin en kalabalık yerlerindendir. Bazen çok pahalı bir ayakkabıyı neredeyse dörtte bir fiyata bulabilir ya da çok zamandır aradığınız farklı bir elbiseyi burada bulmanız olasıdır.

Aynı zamanda Camden Town’da sokaklar festival alanı gibidir, konser verenler, gösteri yapanlar, satıcılar.. Alışverişiniz bittikten sonra meydandaki cafelerden birine oturup tatlınızı yiyerek kahvenizi yudumlayabilirsiniz.

5 Mart 2008 Çarşamba

EMITT Fuari 2008


14-17 Şubat 2008 tarihleri arasında her sene olduğu gibi yine EMITT Fuarındaydık.

Bu sene hava inanılmaz soğuktu ve her gün şiddetini arttırarak kar fırtınalarına maruz kaldık. Hatta son gün mahsur kaldık, Metin Bey olmasa hala dönmeye çalışıyor olabilirdik :)

Bir de bu sene Deryoş da bize yardımcı oldu. Resimlerde göreceksiniz pek bir hanfendi kendileri :)

Tatil.com icin de HotelsPro icin de cok faydali bur fuar oldu. Emitt Fuari resimlerimiz;



































7 Ocak 2008 Pazartesi

İçki Sonrası Tantuni Faslı

İçki sonrası gecenin 3'ünde yenilebilecek en lezzetli yemek: Tantuni! :)

Büyükparmakkapı Sokak'tan giriyorsunuz, sokaka bitene kadar düz yürüyorsunuz. Sokak bitince hemen sol çaprazınızda kalıyor. Ama tabi Ercan gibi bir oturuşta 8 tantuni yiyip 12 ayran içmek hiç doğru değil :)))


2 Ocak 2008 Çarşamba

Ölesine
















31 Aralık 2007 Pazartesi

İyi Yıllar Mutlu Seneler!



Herkese çokk çoookk çoooookkk mutlu yıllar, iyi seneler diliyoruz!

8 Kasım 2007 Perşembe

Evin Eski ve Yapılırkenki Hali

Yatak Odasının İkiye bölünmüş hali. Sağ bölüm dolap odası sol taraf uyuma bölümü

Halıflexler gitti kurban mı kessek ne :)

Bilin bakalım battaniyenin altında kim var? Yorgun bir bayan sanki :)


Bir buralara çıkmadığımız kalmıştı ki onu yaptık

Biz iş derya eğlence peşinde. Kendini 70'li yıllarda sanıyor - bir takım update malzemelerle tabi!
Evet Derya hala eğlence peşinde :)

Nasıl yorulmuş yaaa kıyamammmmmm

Deniz'le tüm mutfak malzemelerini çöpe atarken :))))

Deryanın yüzünde güller açıyor. 3 gündür yapmakta olduğu mutfak temizleme işini tamamlamış belli ki!

Bu odayı kim toplayacaaaaaaaaaaaaaaaak
Eski Salon


Ve herşey böyle başladııııııııııııııııı :)

Dağınıklığa gel

Eşyalar monte ediliyor


Doğan Usta ve Ercan Usta


Aaaaaa Derya iki işi aynı anda mı yapıyor ne?!?!?!?!!? :)))))))))))))

Arzum ve Ercanto Ikea depolarını eşelerken :)) Haa bir de bu resmi çekiyorum diye fırça yediğimi de söylemem lazım. Biz burda uğraşıyoruz sen orda resim mi çekiyosunnnnnn şeklinde!

Arzum'la Koçtaş'da yemek masası ararken

Ikea'da bir dolap nasıl kurulur diye boş boş manuel'e bakarken :)

Eheheheheheehhehe

Bak bak gitmiş içeride gazete okuyor masum masum :)


İşte tadilatın en zor haftası.. Zafer'le tüm koltukları ve halıflexleri dışarı attık. Ayı kuvvetine sahip bir yanım da varmış da haberimiz yokmuş :p

R
Renkler çok güzel oluyooooooooooooooooooooorİşteeee Hüsam Ustam! Sabahları takım elbisesiyle gelip (yanındaki elemanları da inanılmaz düzgün tipler) boyacı kıyafetlerini giyip o kaprislerimin hepsini "patron sensin" diyerek çekmiş, mızmızlıklarıma katlanmış sonunda harika bir iş çıkarmış büyük insan.

Tadilat boyunca key word'ümüz "koli"ydi. Kapıyı çalışıyorum, Derya arkadan sesleniyor "Parolayı söyleeee" - "Koliiiiiiiiiiii" :)

Allahım atttt attttt bitmedi