Hi, Welcome to my blog, enjoy reading.
RSS
yanlız ve güzel ülkem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yanlız ve güzel ülkem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Aralık 2008 Perşembe

Dalış Tutkunları Kaş'ta Buluşuyor

Kaş (Antiphellos), Akdeniz'in kendine has mavisi ile doğanın yeşilinin evliliği gibidir. Antik Likya’nın merkezi olan bu belde, Toros Dağlarını arkasına alarak sizi masmavi rüyalara sürükler.
Her yıl yurt içinden ve yurt dışından gelen misafirlere ev sahipliği yapan ve Antalya’nın en küçük beldelerinden biri olan Kaş, son yıllarda dalış meraklılarının vazgeçilmez adresi olmuştur.

Kaş diyince akla önce Yasemin çiçeği kokuları ve Begonville agaçları gelir. Ufak marinası ve buz gibi denizi ile binlerce turiste ev sahipliği yapmasına rağmen asla kalabalıktan bunalmazsınız. Burada ne yürürken üstünüze yürüyen insanlar vardır ne de ağzına kadar dolan büyük gece klüpleri. Daracık sokakları, küçük anfik tiyatrosu, minik yat limanı, meydanın etrasında adeta bir halk oluşturur gibi dizilmiş cafe ve restaurantları ile farklı bir tatil arayışı içerisinde olanlara asla unutlmayacak bir tatil keyfi yaşatmaya hazır bir yerdir.

13 dalış okulu ile Kaş Türkiye’nin en güzel dalış noktalarına sahiptir ve dünyanın en güzel dalış merkezleri içerisinde ilk 50’de yer almaktadır. Kaş, dalıcı olsun olmasın dalmanın nasıl bir duygu olduğunu merak edenler ya da bu duyguyu özleyenler için, sualtında nefes alarak kendisini o dünyaya ait hissetmek isteyenler, yerçekiminden uzak gibi hissettiren bu ağırlıksız ortamın büyüsüne tanık olmak ve eşsiz sualtı canlıları ile tanışmak isteyenleri beklemektedir.

Amacınız ister dinlenmek ister eğlenmek olsun Kaş’ın sualtı güzelliklerine ve derin mavisine şahit olmadan evinize dönmeyin.

26 Haziran 2008 Perşembe

Cunda

Bir 19 Mayıs tatili daha.. Tabi her zamanki gibi herkesin izni var, benim yok :) Ben de yıllık izinden bir kaç gün ayırarak Cunda'ya doğru yola çıkıyoruz.

Doğan motorla biz arabayla herkesden önce Cunda'ya varıyoruz. Sonrasında Arda ve Alptekin'de bize katılıyor.


Cunda'da bulunduğuuzm tüm akşam Günay'da geçti. Nefissss mezelerini kendimize bir sonraki Cunda seyahatine kadar stok yaptık..














Burası kaldığımız Cunda Panaroma Hotel'in balkon manzarası...






















































Veee Ortunç Otel. Buraya ilk gün geldiğimizde hazine bulmuş kadar sevindik. Harika plajı, iğde kokulu bahçesi, buz gibi biraları ve denizi ile harika bir tatil yapmamızı sağladı.































Arda için özel olarak 2 kasa bira sipariş ettiler :))





















































İşte bahçesi..


















Restaurant bölümünde sabah kahveleri içiliyor.


















Meşhur Roma dondurmacısı. Benim favorim sakızlı dondurma.






































Buzlu rakılar içilmiş, güzel olunmuş :)


















Doğan rakı sofrasının sonuna doğru yeşil eriğini eksik etmiyor.









































































































































































































Lokma İmparatoru!!!!! :)))
















Ayvalık'a gelinip de tost yemeden dönülür mü?























Doğan'ın sanatsal çalışmalarından..
Burayı anlatmadan geçmemem lazım. Mayıs ayında Ayvalık'ın denizi buz gibi olur. Hatta Ağustos ayında bile buz gibi olur ki bir de Mayıs'ı hayal edin.. Ama oraya kadar gitmişiz, denizin dibindeyiz. En azından bir iki kez girelim diyorum. İlk dün denize 1 saatlik uğraştan sonra Cunda'da bu sezon denize giren ilk kişi olma ünvanını hak ediyorum :)
Bir sefer girdim ya, sırtım yere gelmez. Ercanto ve Doğan'a hava atıyorum ki onlar ayaklarını bile sokamıyorlar suya. Sonrasında Doğan'la tavla turnuvasına girişiyorum. Yenilen denize girecek. Gözünün yaşına bakılmayacak. Hem de benim fikrim bu! :) Sonuç aşağıda işte :)




























































Taş kahvede türk kahvelerimizi içerken kedoşların beni sev ısrarlarına dayanamadım .)





























































































18 Ağustos 2007 Cumartesi

Bozcaada

Gemilerde oldugu gibi eger adalar da he/she olarak seslenecek olsak ben Bozcaada'ya "she" olarak seslenirdim. Arnavut kaldirimli dar sokaklari üzerindeki elbisesi, muhteşem denizi gözlerinin turquaz maviliği, mavi kapılı rum evleri sanki gozlerinin boyasıdır.. Kumunun beyazliği ten rengi, üzümleri de bukleli saçlarıdır.





Kaldığımız otelin adı Bağbadem. Merkeze 3-4 KM mesefade ama tamamen doğanın içinde, domatesini, salatasını hatta balkabağını bile kendi yetiştiren bir butik otel. Gecelik oda fiyatı 60 YTL ve buna missss gibi bir kahvaltı da dahil.




Adaya gidildiğinde mutlaka Polente Tepe'sinde gün batımı izlenmeli.. Hatta giderken bir şişe beyaz talay sarap ve 2 kadeh edinilmeli. Bu manzara kutlamaya değer..




Akşam yemeği için Sahil Restaurant'tayız. Menümüzde midye dolma, tereyağlı karides, ahtapot ızgara, deniz börülcesi ve yeşil salata var.. Penir, kavun ve rakıyı da unutmamalı. Tabi bunları yedikten there were no space left for the fish dish! :)

Bağbadem Pansiyon'da kahvaltı harika.. 9 çeşit el yapı reçel mevcut ve 9'u da birbirinden güzel. Adaya özel domates reçeli yapıyorlar ama bence İncir daha lezzetli. Bir de böğürtlen.. Ayrıca kahvaltıya kurutulmuş domates, baharatlı ezine peyniri ve kimyon köklü omleti de söylemeden geçemeyeceğim..

Polente Cafe'nin önü..
Gitmeden önce Deniz mutlaka Çınaraltı Kahvesinde türk kahvesi için; hem çok lezzetli hem çok ucuz demişti. Çınar ağacı o kadar yaşlı ve gür yapraklı ki güneşten kaçıp sığınılacak ve miss gibi bir Türk kahvesi içilebilecek ideal mekan. Ayrıca buz gibi ev yapımı limonatalarını da tavsiye ediyoruz.

Heyyyyyyyyoooo artık housing'imiz varrrrrrrrrrrr. Ercan kuzu ne kadar yakışıklı görünüyorsun!!!! Dur ben bunu wallpaper yapayım..

Su altı resimlerini gördükten sonra Derya:
"Abla Ercan'ın tüm su altı resimleri, su üstündeki resimleriyle aynı, sen neden aşağıda maymun oluyorsun"
diyerekten bizi çoook güldürmüştü :)


Dolmuş beklerkeneee (Ayazma Plajı)
Ssu buzzzzzzzz. Koşarak atlamadığınız sürece suya tüm vucudunuzla girme süreniz 2-12 dk arasında değişebilecek kadar soğuk bir su.. Sanırım bu kadar temiz kalma sebebi de suyunun soğuk olması..