Hi, Welcome to my blog, enjoy reading.
RSS
tavsiye ettiklerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tavsiye ettiklerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Kasım 2009 Pazartesi

The Kingdom 2007 (Krallik)

The Kingdom - Krallik



“The Kingdom” 12 Mayıs 2003 tarihinde Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da meydana gelen birden fazla bombalama olaylarını izleyen günlerde yaşananlari konu almaktadir.

Bombalama olaylari esnasinda cok sayida Arap ile birlikte Amerikali sivillerin de hayatlarini kaybetmesinden dolayi FBI yetkilileri hareket gecer ve olayi sorusturmak ve bundan sorumlu olanlari ele gecirmek icin ozel ajanlarindan dordunu Riyad'a gonderir.

Ajanlari yönetmekle görevli olan Özel Ajan Ronald Fluery (Jamie Foxx) hayatının en zor göreviyle karşı karşıyadır. Yanına en güvendiği üç ajan Janet Mayes (Jennifer Garner), Adam Leavitt (Jason Bateman) ve Grant Sykes’i de (Chris Cooper) alan Fluery, cok kisa sure icerisinde teroristleri ele gecireceginden emindir.

Riyad'a vardiklarinda ajanlar kendilerini cok garip bir ortamin icerisinde "tuzaga dusurulmus" sekilde bulurlar. Hareket alanlari cok kisitlidir, mufettiklerinden aldiklari bilgilerin dogrulugundan bile suphe etmeye baslarlar. Yerel yöneticilerin onlara destek olmadiklari bu ortamda yardim eli Suudi polis yüzbaşısından gelir. Onun yardimi ile bir ip ucu yakalarlar ve dogru iz uzerinde ilerlemeye baslarlar.

The Kingdom'in goruntu ve ses kalitesi, efektleri mukemmel. Aksiyon sahneleri cok basarili. Ozellikle filmin acilis sahnesi inanilmaz sarsici ve gercekci. Ciddi bir butce ile hazirlanmis oldugu apacik ortada.. Ayni zamanda unlu oyuncular ile yola cikilmis ve olay orgusu gercege cok yakin sekilde ilermesi saglnmis ki bence bu da cok buyuk bir basari. Filmi izlerken kendinizi bir anda Ortadogunun gunluk hayatinin icerisinde buluyorsunuz.

The Kingdom'in politik bir tarafi da var, izlerken bizlere bazi kavramlari ister istemez sorgulattiriyor.. Ornegin IMDB'deki yorumlarin bazilari Muslumanlik kavraminin yozlastirildigini ve cirkinlestirildigini soylerken bazilari Musluman ulkelerdeki gerceklere ayna tutuldugunu savunuyor. Politik yonunu disarida birakarak kaliteli oyuncular ve iyi bir senaryo ile yaratilmis bu filmi begeneceginizi dusunuyorum.

The Kingdom'in IMDB'deki bilgileri icin burayi tiklayin.

10 Kasım 2007 Cumartesi

Yaşamın Kıyısında - The Edge Of Heaven (Auf Der Anderen Seite)


Ne Oscar'a aday olması ne 2007 Altın Palmiye için yarışması ne de aldığı diğer ödüllerdi beni bu filme yaklaştıran! Siyasi ve kültürel farklılıklar, bir tarafta Türkler diğer tarafta Almanlar, aile ilişkileri, aşk hikayeleri, farklı cinsel tercihler ve düşündüren tercih sebepleri, Karadeniz Kıyıları, fahişelik, harika bir görsel düzenleme, dramatik bir kurgu ve konunun yoğun bir duygu ile bana ulaşmış olması filmi çok beğenmemi ve sonrasında bile üzerinde düşünmemi sağlayan sebeplerdir..

Sanki bu sefer Fatih Akın'ı biraz Ferzan Özpetek'e benzettim. İstanbul'u tüm dünyaya sunuşu, oyuncu seçimi ve cinsel&siyasal tutumları ona çok yaklaşmış gibi.

Fatih Akın demişken kendisinin film hakkındaki güzel bir yorumunu da eklemek istiyorum hemencik:

Filmin şiirselliği benim kişisel gelişimimle ilgilidir. Bununla birlikte yeni keşfettiğim Latin Amerika sinemasının ve yapımcılarının bugünkü düşüncelerime etkide büyük bir rolü olmuştur. “Amores Perros” ve “21 Gram” gibi muhteşem filmlerin yazarı Guillermo Arriga, bana ilham verdi. Sinematografik bakış açımı değiştirdi. “Hem Y Tu Mama Tambien” hem de “Motorcycle Diaries” bana politik, gelenekçi olmayan sinemanın tüm dünyada değerlendirilebilir olduğunu gösterdi.

Oğlumun doğumu ve hamilelik bana hayat ve ölüm hakkında düşünme imkanı verdi. Şuna kuvvetle inanıyorum ki, bebeklerin geldiği yer, öldükten sonra gideceğimiz yerdir.Ölüm hakkında pozitif bir film çekme fikri çok hoşuma gidiyor. Rüyada ölüm değişikliğe delalettir. Yeni bir hayata geçiş, bir metamorfozdur. Birçok kültürde ölüm kötü ve negatif bir şey olarak görülmenin tersine, umudu temsil etmektedir.

Benim hikayem ölümün nasıl karmaşık dramlar ve aslında çözülemeyen çatışmalar yarattığının göstergesidir.Tüm bu felsefi ve politik fikirlerden gerilimli, keyifli ve değerlendirilebilir bir sinema filmi yapmak istedim.

Sanırım bu mümkün.

Fatih Akın, Sonbahar 2005

23 Haziran 2007 Cumartesi

26. Uluslararası İstanbul Film Festivali

Bu sene bizim favorilerimizzzzzzzzzz..

* The Fountain
* La Mome
* All The Invisible Children
* Hollywoodland
* The King and The Clown